Galata Kulesinin Hikayesi

Bazen bir bina aslında bir binadan daha fazlasıdır. “Duvarların dili olsa konuşsa “ sözü bu yüzden vardır. Bir rivayete göre, Doğu roma imparatoru Anastasius Oilozus tarafından 507 yılında fener kulesi olarak inşa ettirilen galata kulesi, 1348 yılında Cenevizliler tarafından Christea Turris (isa kulesi) adıyla geliştirildi. İtalyan kolonileriyle sürekli çatışma halinde olan Bizans imparatorluğu, başkentinde kontrolü ele geçirince, Venedikliler’de bulunan Galata ve çevresini Cenevizlilere verdi. Bir başka rivayete göre de önceleri Cenevizliler’in sur yapmasına izin verilmedi. Bizans’ın zayıflamaya başlaması ve dolayısıyla kolonilere söz geçirememesi, ayrıca bölgenin sürekli içinde bulunduğu güvensiz ortam, galata çevresindeki surların ve bu surların kuzey ucunu belirten Galata Kulesi’nin geceli gündüzlü çalışmalar sonucu inşa edilmesini sağladı. kule inşa edildiğinde etrafına kazılan ve galata çevresi geliştikçe derinleştirilen; yüzyıllarca kulenin bir parçası olan hendek, 1861 yılında yapılan restorasyon sırasında dolduruldu ve Galata Kulesi’nin sadece Kuledibi’ndeki Büyük ve Küçük hendek sokakları ile paylaştığı bir sır oldu. Günümüzde bu sokaklara dikkatli bakıldığında topografik özellikleri bu sırrı az da olsa ele verir. Galata kulesi’ne, güney cephesinde yerden 10 basamak yüksekte dar bir kapıdan girilir. Dikkatli bakıldığında, girişte sağ tarafta, bir kısmı kapatılan beş sahanlıklı ve 146 basamaklı bir merdiven fark edilir. Bu katta hediyelik- turistik eşyaların sergilendiği tezgâhlara yer verilmiştir. 4. katta osmanlı döneminde yapılmış mazgallar, 5. katta ise top namlularının yerleştirildiği yuvalar vardır. II. Mahmut döneminden kalan tepedeki 14 kemerli salon da kafeterya olarak kullanılmaktadır.

Ana Sayfaya Dön Galata Kulesi Ürünlerini incele